SAVRULUNCA GÖKLER HER YARATILAN BUCAKTA ÖLÜMÜ BEKLER CESETLER BİBİRİNİ UNUTUR GAFLET KORKUYLA BİR OLUR NUR TAMAMLANIR SUR DUYULUR ALEMLER YOLA KOYULUR SIRAT SONU PERDELER BİR YANI YANGIN BİR YANI SARHOŞ VE BAYGIN GENİŞLİĞİNİ İMAN YÜKSEKLİĞİNİ...
Soyutluk mu? Kadere bırakılmış gelecek mi? Bu yaz aylarında Cennetin Çocukları isimli bir İran filmini izlemiştim filmin ilginç yönü film sanki bitmiyordu hep bir şeyler...
Proje hocamız anlatmıştı bir öğrencisine yıllar önce verdiği bir ödevi fransada aydınlanma döneminde bir kütüphane inşa etmekmiş.ödevi hazırlayan şahsın hazırlayıp geldiği fikir mükemmeldir. kütüphanenin her yeri...
kırk gün kırk gece hüzün sohbetlerinden pejmurde ayrılıklara uyandık yazın yandığımız sokaklarda kırk ikindin ıslandık... yıldız kayarken akşamlara çatılardan kayan başlar hicranın tanığı aynı anda sanığıydı...
sessizliğe açılan ama sensiz kalamayan bir gemi düşün.sustukça batmıyorum konuştukça batanlar gibi değilim ben.her sevenle aynı acıları bende çekiyorum aynı açılardan ben de bakıyorum farklı...
Fincanın dibindeki telveyi süzüyordu sakallı çekik gözlü adam.Karşısındaki ise onun mimiklerinden bir anlam çıkarmaya çalışıyordu.Çekik gözlü adamın gözleri aniden faltaşı gibi açıldı.Gördüğü her neyse onu...
Ne dolaplar dönüyor lafı osmanlı mimarisinde haremlik ile selamlık bölümlerini ayıran dolaptan gelir.çünkü haremlik kısmında pişirilen yemekler selamlığa verilmesi için bu dolaba konur hizmetçiler de...
Meskün mahalde ayyüka çıkmak yasaklanıyordu artık.bayramlarda çocuklara para vermenin yasak onları çalışmaya teşfik etmenin serbest olduğu günlerdi.ben 1mayıs eylemlerinden korktuğum için okula gidemezken ortadoğu da...
Bahar, çocuğun en güneşli çağında İçine düşen sevginin çiçeklenişi gibi Yağmurun katrelerce toprakta belirişi gibi Yüreğini delerek semaya erdi. Cemre düşmüşte suya Su yanmış Ateş suya sevdalanmış Ama ne çare Müştereklik deva olmaz...